”ŞİZOFRENİNİN İLK FARKEDİLDİĞİ YER OKULDUR”

Avusturya’daki Inssbruck Üniversitesi
Psikiyatri Bölüm Başkan Yardımcısı ve Biyolojik Psikiyatri Bölüm Başkanı Prof.
Dr. Walter Fleischhacker, dünyada her 100 kişiden birinin yakalanma ihtimali olan
şizofreni hastalığının ilk fark edildiği yerin okul olduğunu söyledi.

beldesinde düzenlenen Şizofreni Akademisi toplantısına katılan Prof.
Dr. Walter Fleischhacker, dünyada her 100 kişiden bir kişinin yakalanma ihtimali
olan şizofreninin, erkeklerde 15 - 25, kadınlarda 25 - 35 yaş arasında ortaya
çıktığını kaydetti. Şizofreni hastalığına yakalanmada genetik yatkınlığın yanı
sıra kişinin maruz kaldığı stres faktörünün de etkili olduğunu vurgulayan Prof.
Dr. Fleischhacker, şizofreninin, hastalığa yakalanana olduğu kadar, ona bakan
ailesi ile topluma da maddi ve manevi bir yük getirdiğini belirtti.

Diğer pek çok hastalıkta olduğu gibi şizofreni hastalığında da erken
teşhisin önemli olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Walter Fleischhacker şunları
söyledi:

”Bir kişinin şizofreniye yakalandığını genelde ilk fark eden sınıf
arkadaşları oluyor. Örneğin, ‘En iyi arkadaşımdı ama artık onu anlayamıyorum’
diyorlar. Öğretmenler de aynı şekilde, mükemmel bir öğrenci olan çocuğun
derslerinde başarısız olmaya, takip edildiği, birinin onu öldüreceği gibi tuhaf
inançlara kapıldığını gözlüyor. Genel ilgi alanlarını, hobilerini ve insan
ilişkilerini yitirdiğini fark ediyor. Kişisel bakımına eskisi kadar özen
göstermediğini görebiliyor. Şizofreninin erken teşhisinde kurumlarına çok
iş düşüyor. Bu nedenle dünyada birçok ülkede şizofreniyi önleme programları
çerçevesinde okullara uzman gönderilerek okul psikologları ve öğretmenler
eğitiliyor. Çağımızda maalesef anne ve babalar, çocuklarının eğitiminin
sorumluluğunu öğretmenlerin üzerine yüklemeye başladı. Oysa aileler, çocuklarının
öğretmenleri ve arkadaşlarıyla iyi ilişkiler kurarsa, onun hastalığa
yakalandığını çok çabuk anlayabilir.”

Kaynak :(A.A)

Etiketler: , , , , , , , , ,

Benzer yazılar

16. İZMİR AVRUPA CAZ FESTİVALİ BU AKŞAM BAŞLIYOR

Canlı performanslardaki başarısıyla cazın en
önemli solistleri arasında yer alan iki Grammy ve Tony ödüllü Dee Dee
Bridgewater, müzik piyasasındaki şirketlerin aşırı ticari yaklaşımlarının,
”müziğe çok kan kaybettirdiğini” bildirdi.

16. İzmir ’nin açılış konserini bu İstanbul
Superband eşliğinde verecek olan Bridgewater, daha önce konser vermek için
İstanbul ve Ankara’da bulunduğunu, ilk kez bu İzmir izleyicisinin karşısına
çıkacak olmanın kedisini heyecanlandırdığını söyledi.

Bridgewater, Türkiye’ye uzun yıllardır geldiğini, seyircisinin ”her
zaman muhteşem” olduğunu belirterek, ”Ülkenizin zaman içinde nasıl geliştiğine
tanık oldum, son gelişlerimde bir kadın olarak, bir yabancı olarak kendimi çok
rahat hissettim” dedi.

Şöhretinin sesinin yanı sıra sahnede seyirciyle kurduğu etkileşim ve canlı
performanslardan kaynaklandığını, sahneye her çıkışında yeni bir şeyler keşfetme,
yeni bir şeyler söyleme amacında olduğunu bildiren Bridgewater, şöyle konuştu:

şirketlerin ’sahte süper yıldızları’nın gerçek hayat tecrübeleri
yok. Sahnede bakıyorsunuz, playback söyleniyor. Playback konser olur mu? Ya da
bakıyorsunuz, albümde nasılsa, şarkı aynen öyle çalınıyor, söyleniyor. Tamamen
aynısını dinleyeceksem, playback dinleyeceksem, ben niye konsere gideyim ki?
Oturur evimde dinlerim o şarkıcıyı. Deneysel olmak, farklı bir şeylerle ortaya
çıkmak, adeta cezalandırılma nedeni oldu. Ama ben her zaman bağımsız kafa
yapısında biri oldum. İnsanın yaşamındaki önemli şeyleri Tanrı değiştirir, bana
bu yeteneği insanoğlu vermedi ki yolumu belirleme hakkı da yok.”

Kaynak :(A.A)

Etiketler: , , , , , , , , , ,

Benzer yazılar

“UMUT” FİLMİNİN 5. GALASI AYDIN’DA YAPILDI

Murat Aslan’ın yönetmenliğini üstlendiği, Selim
Erdoğan, Fikret Hakan, Algöz, Zeynep Tokuş ve Seda Bakan’ın başrollerini
paylaştığı ”Umut” adlı filmin 5. galası, Aydın’da yapıldı.

Özel gösterimlerde Anadolu izleyicisiyle buluşan filmin oyuncuları Zeynep
Tokuş, Seda Balkan ve Selim Erdoğan, son olarak Aydın’daki galada filmi
vatandaşlarla birlikte izlediler.

Filmden önce vatandaşlarla biraraya gelerek filme ilişkin bilgiler aktaran
oyunculardan Selim Erdoğan, filmden iyi bir gişe hasılatı beklediklerini, ancak
filme ”gişe yapalım” diye başlamadıklarını belirterek, filmde anlatılan konunun
örneğinin bugüne dek Türk sinemasında hiç olmadığını öne sürdü.

Türkiye’de ”Eşkiya” filmiyle birlikte başlayan Türk filmleri serisiyle
sinemaya küsen seyircinin, sinemayla barışmaya başladığını savunan Erdoğan,
”Türk sinemasında bundan sonra gerileme olmaz. Ancak gişe hasılatı elde etmek
için ucuz yapılmaya devam ederse Türk sinemasında gerileme olabilir. Onun
dışında Türkiye şu anda sinema seyircisi açısından birçok ülkeden daha iyi
durumda” diye konuştu.

Zeynep Tokuş da filmin izleyenlere, insanlığı ve sevgiyi aşılayacağını ifade
ederek, ”Şu anda Türkiye kriz döneminde. Bu dönemde insan maneviyatını
hatırlatacak bir film. Özellikle anne ve babaların bu filmi izlemesini
istiyoruz” dedi.

Seda Bakan ise filmi izleyenlerin kendilerinde büyük bir yaşam enerjisi
bulacaklarını kaydetti.

Kaynak :(A.A)

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Benzer yazılar

BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU’NUN ESERİNE 170 BİN TL

Artium Sanat Evince düzenlenen 69. Artium
Geleneksel Bahar Müzayedesinde, Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun soyut düzenleme eseri
170 bin TL’ye alıcı buldu.

Türk ressamlara ait 263 eserin yer aldığı müzayedede eserlerin yaklaşık
yüzde 70′i satıldı.

Müzayedede, 75 bin TL’ye açık artırmaya çıkarılan Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun
soyut düzenleme eseri, 170 bin TL’ye alıcı bularak müzayedenin en pahalı eseri
oldu. Müzayedede 100 bin TL’ye satışa sunulan Eren Eyüboğlu’nun ”Merkep” adlı
kompozisyonu ise 150 bin TL’ye satıldı.

Fikret Otyam’ın eserlerinin ilgi gördüğü müzayedede, erken dönem
ressamlarından Hüseyin Rıfat Keçecioğlu’nun 1920 tarihli eski imzalı eseri
”Bebek Koyunda Ertuğrul Yatı”, 50 bin TL’ye alıcı buldu.

Kaynak :(A.A)

Etiketler: , , , , , ,

Benzer yazılar

SSM’DEN GİRİŞİMCİ ÖĞRENCİLERE DESTEK ÖDÜLÜ

TÜrkiye’nin savunma sanayiinin gelişmesine katkı
sağlayan Savunma Sanayii Müsteşarlığından (SSM) girişimci öğrencilere ödül
desteği geldi.

“2009 Yılı Yeni Fikirler Yeni İşler” yarışması ile girişimci öğrencilere
toplam 150 bin TL’lik destek ödülü verilecek.

ODTÜ ve ODTÜ Teknokent’in, Elginken Vakfı ana sponsorluğunda
gerçekleştirilecek “2009 Yeni Fikirler Yeni İşler Yarışması” kapsamında başarı
sağlayan öğrencilere, 75 bin TL’lik Ödülü, 50 bin TL’lik Savunma
Sanayii Özel Ödülü ile 25 bin TL’lik de OSTİM özel ödülü verilecek.

Her üç kategoride yarışacak dereceye giren öğrenciler ayrıca, Teknokent’te 3
yıl süreyle ücretsiz ofis alanı, İş Planı ve Girişimcilik Kursları, Uluslararası
fuara katılım, hukuki ve teknolojik danışmanlık hizmetleri gibi pek çok fırsat
kazanacak.

Ödül yarışmasına yönelik son başvuru tarihi 10 Nisan 2009 olarak
belirlendi.

Kaynak :(A.A)

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Benzer yazılar

HADİSE, NÜRNBERG’DE KONSER VERDİ

Rusya’nın başkenti Moskova’da düzenlenecek 54.
Şarkı Yarışmasında Türkiye’yi temsil edecek Hadise, ’nın
kentinde dün akşam konser verdi.

’da konserlerinin üçüncüsünü kentinde veren Hadise’yi
yaklaşık 3 bin 500 kişi izledi. “Türkiye seninle gurur duyuyor” tezahüratlarıyla
sanatçıya destek veren izleyiciler arasında aşırı kalabalıktan dolayı baygınlık
geçirenler olduğu gözlemlendi.

Türkiye’nin Başkonsolosu Mehmet Selim Kartal da konsere gelerek
Hadise’ye destek verdi.

Konserden sonra gazetecilere konuşan Hadise, herkesin oyunu ve desteğini
beklediğini yineleyerek, ”Bir slogan ürettik arkadaşlar: ‘Destek Yes, köstek No,
Düm tek tek’. Bugün bazı el ilanlarında bir şey okudum. Orada ‘Eine Nation, eine
Frau, ein Lied’ (Bir millet, bir kadın, bir şarkı) yazıyordu ve bu benim çok
hoşuma gitti. Her gittiğim ülkede bunu tercüme ettireceğim. Tercüme edip
defterime yazacağım. İnsanların da bunu söylemesini istiyorum. Bu tür sloganlar
beni çok motive ediyor ve enerji veriyor. Herkese çok teşekkür ederim. Bir destek
oluyor” dedi.

Hadise, finallerinde giyeceği kostümle ilgili bir soruyu, ”Daha
tam olarak belli değil. Kostümün çizimi yapıldı, iki-üç gün sonra tam belli
olacak. Yırtık kot kesinlikle yok” diye cevapladı.

Kaynak :(A.A)

Etiketler: , , , , , , ,

Benzer yazılar

HOLLYWOOD HEYETİ TAHRAN’DA

Amerikan Sinema Bilimleri ve Sanat
Akademisinden bir heyetin ’a gittiği bildirildi.

Amerikan sinema sektörünün en yüksek otoritesi konumundaki Akademinin bir
yetkilisi, “Bir grup üyemiz şu anda İran’da bulunuyor” dedi.

Akademi başkanı Sid Ganis ile aktris Annette Bening ve prodüktör William
Horberg’in de bulunduğu heyetin, tamamen özel bir girişimle İran’a gittiğini
söyleyen yetkili, “Bu siyaset dışı, eğitim ve yaratıcılık değişimi çerçevesinde
yapılan bir ziyaret” dedi.

Kaynak :(A.A)

Etiketler: , , , , ,

Benzer yazılar

FRANSIZ CESAR ÖDÜLÜ ”SERAPHİNE”E

Fransa’da 75 yıllık ”Cesar” sinema ödülü bu yıl
Martin Provost’un yönettiği ”Seraphine” adlı filme verildi. Film, toplam 7
dalda ödül kazandı.

I. Dünya Savaşı’nın arifesinde hizmetçi kız ve ressam ”Senlisli
Seraphine”i canlandıran Yolande Moreau, 56. doğum gününde ”en iyi kadın
oyuncu” Cesarını kazandı. Moreau aynı zamanda yönetmen.

En iyi erkek oyuncu Cesarını bir gangsteri canlandıran Vincent Cassel aldı.

Amerikalı oyuncu Dustin Hoffman (71) ”Özel Cesar” ödülünü alırken,
sevinçten, ”Hey, Bitirmedim daha” diye seslendi.

Derin sinema kökü bulunan Fransa’nın Cesar ödülü, dünya medyasınca
”Fransa’nın, Amerikan Sinema Bilimi ve Sanatları Akademisi’nin Oscarına denk”
gösteriliyor.

Kaynak :(A.A)

Etiketler: , , , ,

Benzer yazılar

HADİSE, ALMANYA’DA TÜRKLERDEN DESTEK İSTEDİ

Rusya’nın başkenti Moskova’da yapılacak 54.
Erovizyon finallerinde ’yi edecek olan Hadise Avrupa’da yaşayan
Türklerden destek istedi.

Hadise, Almanya’nın Oberhausen kentindeki verdiği konserden önce AA
muhabirine yaptığı açıklamada, Erovizyon finallerinde bir oyun bile çok önemli
olduğunu belirterek, ”herkesten destek bekliyorum. Hakikaten her oy bile çok
önemli. Bir oy o kadar önemli ki bunu anlatamam. Bu yüzden Avrupa’da yaşayan
Türkler cep telefonlarını ellerinde tutsunlar ve oy atsınlar” dedi.

Almanya’da ikinci konserini Oberhausen kentinde vermekten mutlu olduğunu
ifade eden Hadise, ”Almanya’daki ilk konserim Münih’teydi. Orada çok hastaydım.
Serum takıldıktan sonra konser verebildim. Sahnede çok terledim. Ama iyi ki de
çıkmışım. Konsere gelenler hasta hasta sahneye çıkmama saygı duydular. Tepkiler
çok güzeldi. Bugün iyiyim, kendime döndüm. Bugün hazırım ve sahnede daha da bir
Hadise çıkabilir” diye konuştu.

Avrupa’dan çok güzel bir ilgi aldıkları dile getiren Hadise, ”promosyon
turumuz Malta’da başladı, daha sonra Yunanistan ile devam etti. İki ülkeden de
güzel bir ilgi aldık. İki gün sonra Bosna-Hersek’e gidiyoruz orada da güzel bir
ilgi olacağına inanıyorum. Çok yoğun bir hafta sonu ama amacımız şarkımızı
tanıtmak ve her gittiğimiz yerde pozitif enerji bırakarak tekrar İstanbulumuza
geri dönmek. Bunu da her seferinde başardığımızı düşünüyorum” şeklinde konuştu.

Erovizyon’da yarışacak diğer finalistleri de değerlendiren Hadise şunları
söyledi:

”Diğer finalistlere bakınca şuna inanıyorum bizim şarkımız gibi şarkı yok.
Bizdeki enerji başka şarkılarda da yok. Herkesin değişik tarzı var. Eurovizyon’da
bu yıl çok değişik lar var. Ancak kıyaslamak için bir sanatçı yok. O
nedenle çok güçlüyüz.”

Hadise’ye kaldığı otelde bulunan Belçikalılar ilgi gösterdi. Hadise’yi
görür görmez tanıyan Belçikalılar kendisine destek sözü verdiler ve fotoğraf
çektirdi.

Kaynak :(A.A)

Etiketler: , , , ,

Benzer yazılar

İNGİLİZLER ”SLUMDOG MİLLİONAİRE” FİLMİNDEN ETKİLENDİ

ABD ve Avrupa’da birçok ödül kazandıktan sonra, son olarak da
8 dalda ödülünü kazanan ”Slumdog ” filminden sonra
İngilizlerin Hintli çocukları himayesine almak için yaptığı başvurularda büyük
bir artış olduğu açıklandı.

Sivil toplum örgütü ActionAid yetkilisi Richard Turner, ”Biz bunu ‘Slumdog
etkisi’ olarak adlandırıyoruz. Çok uzun bir süredir bu kadar yoğun bir ilgiyle
karşılaşmamıştık” dedi.

Önceleri haftalık 500 talep geldiğini, filmin ay başında İngiltere’de Bafta
ödülüne layık bulunmasından sonra ise bir patlama olduğunu ve sayının bin 400′e
çıktığını belirten yetkili, töreninden sonra ‘etkinin’ daha da arttığını
kaydetti.

Hamiler, dernekler aracılığıyla çocukların daha iyi eğitim almaları ve
sağlık hizmetlerinden yararlanmalarını garanti altına alıyorlar.

Sokaklarında milyonlarca çocuğun yaşadığı Hindistan’daki gençlerin yarısı
kötü beslenme kurbanı ve genellikle günde 10 saatten fazla çalıştırılıyorlar.

En iyi film, en iyi yönetmen, en iyi uyarlama senaryo, en iyi görüntü
yönetmeni, en iyi ses miksajı, en iyi kurgu, en iyi film müziği ve en iyi
orijinal şarkı dalında 8 alan film, hayatla mücadelesine Hindistan’ın
Mumbai kentinin kenar mahallesinde başlayan bir çocuğun zorluklar içindeki büyüme
sürecini, bir aşk hikayesini de içine katarak, katıldığı bir ı
çerçevesinde ele alıyor.

Kaynak :(A.A)

Etiketler: , , , , , ,

Benzer yazılar