İstanbulluların Dikkatine

İstanbul genelinde 5-8 Mart tarihleri arasında olası lodos nedeniyle bacalı kombi kullanıcılarına İstanbul Gaz Dağıtım A.Ş. (İGDAŞ) tarafından uyarı yapıldı.

İGDAŞ’tan yapılan açıklamada şu şekilde:

“Meteoroloji’den alınan bilgilere göre 5-8 Mart 2009 tarihleri arasında İstanbul genelinde kuvvetli lodos beklenmektedir. Bu nedenle kullanıcılarının lodoslu havalarda bacalı cihazlarını kullanırken dikkatli olmaları gerekmektedir. Bacaların sızdırmazlığı ve çekişi mutlaka kontrol ettirilmelidir. Bacalı cihaz kullanan vatandaşlarımızın cihazın bulunduğu mekanda yatmamaları da önem arz etmektedir. Cihazların bulunduğu mekanda yer alan menfezlerin de kesinlikle kapatılmaması gerekmektedir. Vatandaşlarımızın bu konuda gereken hassasiyeti göstermelerini bekler, sağlıklı ve konforlu günler dileriz.”

Etiketler: , , , , , ,

Benzer yazılar

”AĞRILAR, HASTALIK HABERCİSİ OLABİLİR”

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi
Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Ağrı Ünitesi
Sorumlusu Prof. Dr. Atalay Arkan, insanın yaşam kalitesini düşüren ağrıların,
farklı hastalıkların habercisi olabileceğini söyledi.

Prof. Dr. Arkan, yaptığı açıklamada, ağrıdan şikayet eden hastaların
dikkatli şekilde muayene edilmesi gerektiğini belirtti.

Çok sayıda ağrı tipi bulunması nedeniyle kimi zaman hasta şikayetlerinin
yanlış yorumlanabildiğini vurgulayan Prof. Dr. Arkan, şöyle konuştu:

”Kimi durumlarda, hastanın ağrısına ruhsal şikayetler de eşlik edebiliyor.
Yapılan yanlışlardan biri de ağrının kaynaklı olduğu yargısına varmak.
Hastaların mutlaka çok iyi şekilde dinlenmesi ve ağrı ünitelerinde takip edilmesi
gerekiyor. Ağrının tarifi kişiye özgüdür ve her insanın ağrı eşiği farklıdır.
Ancak hasta tarafından ‘bıçak saplanır gibi’, ‘elektrik çarpması gibi’ şeklinde
tarif edilen ağrılara dikkat edilmeli. Hasta mutlaka doktora başvurmalı. İnsanın
yaşam kalitesini düşüren ağrılar, hastalık habercisi olabilir. Ağrının bir süre
devam etmesi halinde sağlık kuruluşuna gidilmeli. Ancak en ufak bir ağrıda
hastaneye koşmak da yanlış. Günlerce devam eden ya da tahammül edilemeyecek hale
gelen ağrıda mutlaka hekime başvurmak gerekiyor.”

Prof. Dr. Arkan, ağrı kesicilerin yan etkilerini göz önünde bulundurmak
gerektiğini söyleyerek, ”Ağrı kesicilerin yan etkilerini dikkate almak lazım.
Özellikle, sindirim sisteminde hasara neden oluyor. Mukozada kanamaya neden
olabiliyor. Aç karnına tüketilen ağrı kesicilerin zararları var. Düzensiz
kullanım ve uzun süreli kullanıldığında ise , karaciğer fonksiyonlarında
bozulmalara yol açabiliyor. Ağrının nedeni belirlenmeden ağrı kesiciye
başvurmamak gerekiyor. Ağrı çeken kişilerin öncelikli olarak istirahat, krem
ilaçlar, masaj uygulamalarını denemelerini öneriyoruz. Tedavi, ağrının türüne
göre değişir. Gelişigüzel ağrı kesici kullanılmamalı” diye konuştu.

Kaynak :(A.A)

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

Benzer yazılar

GÜÇLÜ HAFIZA İÇİN, YETERLİ UYKU GEREKİYOR

Yeterli uyku alınmaması durumunda kişinin bellek,
dil becerisi ile bilişsel fonksiyonların işlevlerinde bozulma meydana geldiği
bildirildi.

İstanbul’daki özel bir hastanede görev yapan Nöroloji Uzmanı Dr. Ferda
Korkmaz, tıp adamlarının uykuyla ilgili henüz bilmediği çok şey bulunmasına
rağmen bedenin onarımı, çeşitli madde ve hormonların sentezi, hafızanın
yapılandırılması ve psikolojik dinlenmenin, uykunun belirli dönemlerinde
gerçekleştiğinin bilindiğini söyledi.

Uykunun tekdüze bir süreç olmadığına, “uykuya dalış”, “yüzeysel uyku”,
“derin uyku” ve “rüya ile ilişkili REM (rapid eye movement- hızlı göz
hareketleri)” olmak üzere 4 dönemi bulunduğunu kaydeden Korkmaz, uyku süresinin
yaşla birlikte değişmekle birlikte herkesin uyku süresinin kendine has olduğunu,
bunu değiştirebilmenin pek mümkün olmadığını belirtti.

Korkmaz, bazı kişilerin günde 12 saat, bazı kişilerin ise 4 saat uykuya
ihtiyaç duyduklarını bildirerek, şöyle konuştu:

“Ancak toplumda birçok erişkinin ortalama uyku süresi 6-8 saattir. Yaşla
birlikte hem uyku süresinde hem de uyku mimarisinde değişiklikler olur. İnsanlar
yaşlandıkça, toplam uyku süresinde ve rüyayla alakalı uyku evresinde geçen sürede
bir düşüş başlar. Yeni doğmuş bir bebek günde 16 saat uyur, rüya ile ilişkili REM
dönemi oldukça yoğundur. Buna karşın bebeğin 30 yaşındaki annesi, eğer şanslıysa
günde 6 saat uyur ve bu sürenin sadece dörtte birlik bölümünü REM’de geçirir.”

“Uykusuz kalındığında bozulan ilk işlevlerden biri de bellek, dil
becerileri, soyut düşünme ve değerlendirme gibi bilişsel fonksiyonlardır” diyen
Korkmaz, sözlerini “Geç saatlere dek uykusuz kalmak bir süre sonra kişide bellek
sorunlarının oluşmasına yol açar. Verimli bir iş ı için kişinin ortalama 8
saat uyuması gerekir” diye sürdürdü.

Uykudan yoksun kalan kişilerin bazı olumsuzluklar yaşadığını ifade eden
Ferda Korkmaz, şu bilgileri verdi:

“Uykusuz kalan kişide, gün içinde uykulu olma halinin yanı sıra düşünmeyle
ilgili sorunlar da ortaya çıkıyor. Yeni şeyleri öğrenme daha yavaş gerçekleşiyor,
bellek ile ilgili ve karar verme süreçlerinde sorunlar yaşanabiliyor. Uyku
yoksunluğu dışında birtakım uyku rahatsızlıklarında da özellikle uykuda solunum
bozukluklarında, uyku mimarisindeki ve kan oksijen düzeyindeki değişikliklerin
tetiklediği olaylar, ciddi bilişsel ve bedensel bozulmalara neden oluyor. Bunlar
arasında kalp, akciğer ve hormonal hastalıklar yer alıyor.”

Kaynak :(A.A)

Etiketler: , , ,

Benzer yazılar

KÖK HÜCRE NAKLİ UMUT VAAT EDİYOR

Gelecekte diyabetten hastalıklarına kadar
birçok hastalığın tedavisinde umut olarak görülen kök hücre nakli, ’de
dünyaca ünlü uzmanların katılacağı kongrede her yönüyle masaya yatırılacak

Hematoloji Bilim Dalı öğretim üyesi Prof.
Dr. Osman İlhan, dünyada kök hücre tedavisinde yeni ve heyecanlı gelişmeler
yaşandığını kaydederek, mezenkimal (kemik iliğinden alınan) kök hücre naklinin
gelecekte pek çok hastalığın tedavisinde umut vaat ettiğini söyledi.

Mezenkimal kök hücrenin farklı dokulara dönüşebildiğini ve dokulardaki
harabiyeti önlediğini ifade eden İlhan, “Kemik iliği naklinde, vücudun bunu
reddetmesi durumunda ortaya çıkan GVH (Graft Versus Host) hastalığını engelleyen
mezenkimal kök hücre tedavisinin bu yılın sonunda ruhsat alacağı tahmin ediliyor”
dedi.

Crohn hastalığı üzerindeki çalışmaların da son aşamaya geldiğini belirten
İlhan, şunları kaydetti:

“ABD’deki ilaç ruhsatlandırma otoritesi Food and Drug Administration (FDA)
tarafından orphan drug (yetim ilaç) ve fast track (hızlı ruhsatlandırma) olarak
kabul edilen mezenkimal kök hücre nakli, Tip 1 diyabet, miyokard infarktüsü ve
kronik obstrüktif akciğer hastalığı üzerindeki Faz-II çalışmalarında olumlu sonuç
verdi. Ünlü TIME dergisinin şubat ayının kapağında da nın
tedavisinde kök hücre nakli üzerinde çalışan bir uzmanın araştırmalarına yer
verildi. Kök hücre nakli, dünyada giderek daha büyük önem kazanıyor. Nitekim
ABD’nin yeni Başkanı Barack da dünyada ilk kez omurilik kesisi bulunan
hastalar üzerinde embriyonik kök hücre tedavisine izin verdi.”

Geçen yıl Aralık ayının sonunda yürürlüğe giren Klinik Araştırmalar
Yönetmeliği ile ’de de tedavi amaçlı emriyonik olmayan kök hücre
uygulamasının önünün açıldığına dikkati çeken İlhan, “Bu yeni düzenlemeyle mevcut
tedavilerden yanıt alınamayan ve yaşam süresi azalan ALS ve kanser hastaları
üzerinde kök hücre tedavisi uygulanabilecek” dedi.

Hücresel tedavi ve kök hücre nakliyle ilgili son gelişmelerin ele alınacağı
1. Ulusal Hücresel Tedavi ve Rejeneratif Tıp Kongresi, 5-8 Mart tarihleri
arasında Kayseri ve Kapadokya’da düzenlenecek.

Prof. Dr. İlhan’ın başkanlığını üstlendiği kongrede, alanında uzman yerli ve
yabancı bilim adamları güncel gelişmeler hakkında bilgi verecek.

Kaynak :(A.A)

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

Benzer yazılar

SÜREKLİ KRAMPA KARŞI MAGNEZYUM DESTEĞİ

Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Ortopedi ve
Travmatoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faik Altıntaş, sürekli krampın
normal olmadığını belirterek, ”Bir insana her gün kramp giriyorsa, kandaki
eksikliğine bakıp, desteği vermek gerekir” dedi.

Prof. Dr. Altıntaş, adalenin aniden kasılıp sert bir hal alması anlamına
gelen kramp hakkında bilgi verdi.

Krampın çeşitli nedenleri olduğunu belirten Altıntaş, en yaygın iki
nedeninin, soğuk ve yorgunluk olduğunu bildirdi.

Soğukta kan dolaşımı azaldığı ve adaleye oksijen ve şeker az geldiği için
adalenin kendini korumasıyla kramp girdiğini aktaran Altıntaş, soğuk denizde
adaleye kramp girme olasılığının sıcak denize göre daha fazla olduğunu kaydetti.

Krampa neden olan ikinci etkenin adale yorgunluğu olduğunu belirten
Altıntaş, bazı futbolculara maçın sonunda sıklıkla kramp girmesinin de adale
yorgunluğundan kaynaklandığını bildirdi.

Altıntaş, yorgunluk ve soğuk dışında eksikliği veya kandaki bazı
minerallerin eksikliğinin de krampa neden olabileceğini belirtti.

Kramp girdiğinde kasılan adaleyi gevşetmek gerektiğini vurgulayan Altıntaş,
ayak parmakları yukarı kalkmışsa ayağı tersi yönde hareket ettirip sonuna kadar
açarak krampı önlemeye çalışmanın uygulanan yöntemlerden biri olduğunu kaydetti.

Altıntaş, ikinci olarak da hemen adaleyi bir termofor ya da sıcak bir
havluyla ısıtmak gerektiğini, çünkü krampın geçse de tekrarlayabileceğini dile
getirdi.

Kaynak :(A.A)

Etiketler: , , , , , ,

Benzer yazılar

BOLU DAĞI’NDA KAR YAĞIŞI ULAŞIMI ETKİLİYOR

D-100 kara yolunun Bolu dağı kesiminde başlayan
yağışı, ulaşımı olumsuz etkiliyor.

Kara yolunun Bolu Dağı kesiminde öğleden sonra başlayan ve zaman zaman
yoğunlaşan nın yanı sıra, Seymenler ve Karanlıkdere mevkisinde etkili
olan sis nedeniyle görüş mesafesi zaman zaman 15 metreye kadar düşüyor.

Karayolları ekipleri güzergahta karla mücadele çalışmasını aralıksız olarak
sürdürürken, ekipleri de, sürücüleri yağışı ve sis konusunda dikkatli
olmaları konusunda uyarıyor.

Kaynak :(A.A)

Etiketler: , , , , ,

Benzer yazılar

ANKARA-AYAŞ YOLUNDA HEYELAN

Ankara-Ayaş yolunun tek şeridi heyelan nedeniyle
ulaşıma kapandı.

     Ankara-Ayaş yolunun Ayaş çıkışında, saat 10.30 sıralarında heyelan meydana
geldi.

     Heyelan nedeniyle Ankara-Ayaş yolunun Ayaş-Ankara istikameti trafiğe
kapandı.

     Ulaşımın tek şeritten kontrollü verildiği bildirildi.

     Karayolları 43. Şube Şefliği ekipleri, yolu ulaşıma açmak için çalışma
başlattı.

     Ankara’dan takviye iş makinesi istendiğini bildiren yetkililer, kaya düşmesi
riski nedeniyle çalışmaların güçlükle yürütüldüğünü bildirdi.

     Yetkililer, bölgede yoğun sisin ulaşımı etkilediğini belirterek sürücüleri
uyardı.

Kaynak :(A.A)

Etiketler: , , ,

Benzer yazılar

BOLU DAĞI’NDA KAR YAĞIŞI VE SİS

Bolu Dağı’nda yağışı ve etkili oluyor.

     D-100 kara yolunun Bolu Dağı kesiminde iki gündür aralıklarla devam eden
yağışı ve zaman zaman etkili olan , ulaşımı aksatıyor.

     Görüş mesafesinin 20 metreye düştüğü güzergahta, polis ekipleri sürücüleri
dikkatli olmaları ve farlarını açık tutmaları konusunda uyarıyor.

     kalınlığı 20 santimetreye ulaşan Bolu Dağı’nda, Karayolları ekipleri de
küreme ve tuzlama çalışmasını aralıksız sürdürüyor.

Kaynak :(A.A)

Etiketler: , , , , , ,

Benzer yazılar

EN YÜKSEK KÜKÜRTDİOKSİT ORTALAMASI KARS’TA YÜKSEK ÇIKTI

’de 2008 yılında en yüksek
ortalaması Kars’da, partiküler madde (duman) ortalaması ise Van’da gerçekleşti.

     İstatistik Kurumu (TÜİK), 2008 yılına ilişkin kalitesi
verilerine göre, ortalamalarının en yüksek bulunduğu il ve ilçe
merkezleri, kirlilik sırasına göre Kars, Bitlis, Çanakkale, Siirt ve Aydın oldu.

     Aynı dönemde duman ortalamaları en yüksek il ve ilçe merkezleri ise kirlilik
sırasına göre Van, Kahramanmaraş (Elbistan), Iğdır, Mardin ve Kütahya olarak
belirlendi.

     2008 yılında il ve ilçe merkezlerinde ölçüm yapılan istasyonlardan elde
edilen ortalamaları incelendiğinde, Kısa Vadeli Sınır Değeri
Bitlis, Çanakkale, Hakkari, Kars, Siirt, Van, Karaman ve Şırnak’ta aşıldı.
Çanakkale, Hakkari, Kars, Siirt, Van ve Şırnak’ta İlk Seviye Uyarı Eşiği geçildi.

     Aynı dönemde duman ortalamalarına bakıldığında, Kısa Vadeli Sınır Değeri ve
İlk Seviye Uyarı Eşiğinin birçok il ve ilçe merkezinde aşıldığı görüldü. Kısa
Vadeli Sınır Değerinin aşıldığı gün sayısı 10 ve daha fazla olan il ve ilçe
merkezleri , Isparta, Konya, Kahramanmaraş (Elbistan), Van, Iğdır ve Düzce
olarak sıralandı.

     İlk Seviye Uyarı Eşiğinin geçildiği gün sayısı 10 ve daha fazla olan il ve
ilçe merkezleri de Afyonkarahisar, Ağrı, Bitlis, , Denizli, Erzincan,
Erzurum, Isparta, Konya, Kütahya, Kahramanmaraş (Merkez), Kahramanmaraş
(Elbistan), Muş, Van, Ardahan, Iğdır, Karabük ve Düzce oldu.

Kaynak :(A.A)

Etiketler: , , , , ,

Benzer yazılar

ULUDAĞ’DA KAR KALINLIĞI 2,5 METREYİ AŞTI

Kayak ve kış turizminin önemli merkezlerinden
Uludağ’da, kalınlığı 252 santimetreye ulaştı.

     Uludağ Meteoroloji İstasyonu yetkililerinden alınan bilgiye göre, ”oteller
bölgesi”nde kalınlığı son yağışlarla birlikte 252 santimetreyi buldu.

     sıcaklığının eksi 7 derece ölçüldüğü Uludağ’da, zaman zaman sis etkili
oluyor.

     Uludağ’da yağışının hafta sonu da sürmesinin beklendiği bildirildi.

Kaynak :(A.A)

Etiketler: , , , , ,

Benzer yazılar